29 Nis

İlköğretim Dönemi Çocuklarının Gelişim Özellikleri

İlköğretime yeni başlayan çocuklarda büyüme daha önceki yaş dönemlerine göre yavaşlamıştır. İlköğretimin ilk üç sınıfında erkek çocuklar kızlara nazaran daha iri görünürler. Ancak ilköğretimin dört ve beşinci sınıflarında bu durum değişir. Artık kız çocuklarının boyları uzamaya ve ikincil cinsiyet özellikleri belirmeye başlar. Bu dönemde erkek çocuklar kızlardan daha ufak görünürler.

Erken yaş dönemlerinde okula başlamadan önce kız ve erkek çocuklar benzer oyunları birlikte oynayabilirler. Ancak ilköğretime başladıkları dönemden itibaren kız ve erkek çocukların oyun ilgileri farklılaşmaya başlar. Bu farklılaşma ilköğretimin üçüncü sınıfında daha da artar. Erkek çocuklar hareketli spor faaliyetlerinden daha çok hoşlanırken, kız çocukları daha az hareketli oyunları tercih ederler. Bu dönemde kızlar ve erkekler aynı oyunu oynadıklarında bile karşı cinsle yakınlaşmak istemez, kendi cinsleriyle oynamayı tercih ederler. Bu durum en çok oturma düzeni yapılırken dikkati çeker. Kız ve erkek çocuk aynı sırada oturmak istemez. Bu durumu, çocukların gelişimlerinin normal bir parçası olarak kabul edip anlayışlı olmak gerekir. Sınıfta yapılacak etkinliklerin ve oynanacak oyunların da çocukların özelliklerine göre düzenlenmesinde yarar vardır. Oyun becerisi kazandırılırken takım çalışmalarına da önem verilmelidir.

İlköğretimde çocuklara beden sağlığıyla ilgili alışkanlıkların kazandırılması gerekir. Temizlik ve beslenme alışkanlıkları, üzerinde durulması gereken konulardır. Bu konularda aile bilgilendirilmeli ve onların da gereken hassasiyeti göstermelerine çalışılmalıdır.

İlköğretimde göz taramalarının her yıl, kulak taramalarının iki yılda bir yapılmasına özen gösterilmelidir. Eğer öğrencinin hafif derecede bir işitme ya da görme kaybı varsa okul öncesi dönemde bu fark edilmemiş olabilir. Okulda bu taramaların yapılarak herhangi bir kaybı ya da engeli olan öğrencilerin tespit edilerek ailenin bu konuda bilgilendirilmesi, gerekli sağlık kuruluşlarına yönlendirilmeleri ve sınıf içinde gerekli düzenlemelerin yapılması son derece önemlidir.

Özellikle ilköğretimin ilk üç yılında çocukların küçük kas gelişimleri henüz tamamlanmadığı için küçük kasların eşgüdümünü gerektiren küçük ve ince resim, el işi çalışmalarının ve müzik aleti çalma çalışmalarının yaptırılmaması daha uygun olacaktır.

İlköğretimin ilk üç yılında öğrenciler büyük ve küçük kaslarını kullan öğrenmeli ve çeşitli beceriler kazanmalıdır.

Ergenliğin ilk yıllarında 6, 7 ve 8’inci sınıf öğrencilerine ergenlik dönen ilgili açıklamalar yapılarak bir uzman tarafından cinsel eğitim verilmesi olacaktır. Öğretmenlerin de fen bilgisi, biyoloji, sağlık bilgisi gibi derslerde konulara değinmeleri gerekir.

İlköğretimin ilk üç yılında öğrencilere kazandırılması gereken üç temel beceri okuma, yazma ve aritmetik becerileridir.

Öğretmenlerin, zihinsel gelişimin yanı sıra öğrencilerin bedensel, duygusal ve sosyal gelişimlerinin de önemli olduğunu unutmamaları ve Türkçe, Matematik ve Hayat Bilgisi gibi derslerin yanı sıra Resim, Müzik ve Beden Eğitimi gibi derslere de önem vermeleri gerekir.

Her öğrencinin öğrenme hızının farklı olduğu unutulmamalı, öğrencilerden aynı zamanda, aynı hızda ve aynı nitelikte öğrenme beklenmemelidir.

Birinci sınıfa kaydedilecek öğrencilerin okuma-yazmaya hazır olması için takvim yaşının en az altı buçuk olması gerekir. Aksi halde okulda başarısızlık yaşamasının yanı sıra çocuk, duygusal ve sosyal yönden de hazır olmadığı için uyum sorunu da yaşayacaktır.

İlkokula yeni başlayan çocuklarda en çok gözlenen sorun okul korkusudur. Bu durum çoğunlukla çocuğun duygusal yönden anne babaya bağımlı olmasından kaynaklanır. Böyle bir sorunda gerekli destek verilerek çocuğun yavaş yavaş bağımsızlık kazanmasına çalışılmalıdır.

7-11 yaş arasındaki çocuk somut işlemler dönemindedir, soyut kavramları anlamakta güçlük çeker. Zamanla sayı, zaman, uzay, ağırlık, hacim, boyu kavramları yerleşmeye başlar. Gözleme ve deneye dayalı çalışmalar bu donem geliştirici ve yararlı olacaktır.

Beşinci sınıfta çocuk somut düşünme düzeyinden soyut düşünme düzeyine geçer. Soyut kavramlarla ilgili düşünebilir, fikir yürütebilir, yordamlarda bulunabilir. Bu geçiş aşamasında öğrencilerin öğretmen tarafından desteklenmeleri gerekir.

Altıncı sınıf birçok öğrenci için okul başarısının düştüğü zor bir dönemdir. Öğrenci bir yandan ergenlik dönemine geçiş nedeniyle bocalamakta bir yandan ilk beş yıldan sonra değişen okul sistemine uyum sağlamaya çalışmaktadır.

Ergenlik dönemine denk gelen 6, 7, ve 8 inci sınıflarda öğretmenlerin Öğrencilerle somut bilgiler dışında düşünmeyi ve yaratıcılığı geliştirici çalışmalar yapmaları yararlı olacaktır.

İlköğretimde veli toplantıları büyük önem taşımaktadır. Bu toplantıların en az ayda bir yapılması öğretmen aile ilişkilerini geliştirecek, öğretmen ve ailenin iş birliği içinde olmasına olanak sağlayacaktır.

Öğretmenin mutlaka gelişim dönemlerini bilmesi ve eğitimde dönem özelliklerini dikkate alması gerekmektedir. Karşılaşılan birçok sorunun nedeni burada yatmaktadır. Nedenler bilindiğinde, öğrencilerin özellikleri tanındığında verilen eğitim-öğretimin niteliği artacak, öğrencilerle daha sağlıklı ilişki kurulabilecek ve karşılaşılan birçok sorun kendiliğinden ortadan kalkacak ya da çözüme kavuşacaktır.